Çalışanların Gözünden Patron Avukatlar

Çalışanların Gözünden Patron Avukatlar

 

Hukuk fakültesinden mezun olan ve avukatlık mesleğini seçen birçok avukatın hedeflediği konumdur aslında patron avukatlık.  Bu yazımızda patron avukatlığa giden yol ve süreçleri ve çalışanların gözünden Patron avukatların davranışlarını sizlere aktarmaya çalışacağız.

Mezuniyet sonrasında ya bir avukatlık bürosunda belli bir süre çalışıp sermaye biriktirerek ya da var olan sermayesi ile cesaret ederek bir hukuk bürosu açması ile serüven başlamaktadır. İlk başlarda kendi kendine yetip işlerini yürütürken zamanla işlerinin çoğalması ile işlere yetişebilmek için personel istihdam eden bir işverene dönüşmeye başlamıştır. Genelde sekretarya ile başlayan işe alımlar sonradan stajyer Avukatlar, icra takip elemanları, Avukatlar diye ilerlemeye başlamaktadır. Avukatlar işçi statüsünde olmamaları nedeni ile tam anlamıyla bir patron işçi ilişkisi yaşanmasa da maaşları kim yatırıyorsa doğal olarak patron olduğu için patronluk başlamaktadır. Tam bu aşamada para kazanmanın verdiği tatmin duygusu ve başarının verdiği doyum duygusu ve aynı zamanda yöneticiliğin etkisi ile ufak ufak davranışlarda bazı değişiklikler ortaya çıkmaya başlar.

Isveren-vekili

Sosyal medyadan genel olarak derlediğimiz çalışanların gözünden Patron avukat davranışlarının en geneli adliyelere ve ofislere çok nadir uğramalarıdır. Ofise bu kadar nadir uğramaları çalışanlar tarafından ne kadar takdire şayan bulunsa da Adliyelere uzun süreden beri gitmedikleri için ol dedikleri işin anında olmasını sizlerden beklerken o işlerin olma olasılığı adliyedeki memurun ve müdürün inisiyatifine kaldığını unutmuşlardır.

Patronluk davranışlarından en barizlerinden biride zaman mevhumunun kendilerine özel oluşmasıdır bunu bir iki örnek açmak gerekirse öğleden sonra saat üç gibi ofise gelirler bir iki saat içeride kendi işlerine baktıktan sonra mesainin bitmesine yarım saat kala size bir iş kilitleyip mesaiye kalmanızı gayet normal olarak karşılarlar bunu biraz dillendirince ise bak bende çalışıyorum örneğini verir aradaki tek fark çalışanın sabah saat 08:30 dan beri çalışıyor olmasıdır.

Diğer bir zaman mekanın farklı algılama örneği de özelikle İstanbul gibi büyükşehirler de saat 14:30 gibi taksimdeki ofise gelen patron avukatın ansızın bulamadığı bilirkişi raporu için sizin küçük çekmece adliye gidip almasını isteyebilir Adliyelerin saat 16:00 da kapandığını hatırlasa bile arada yolun ne kadar sürdüğünü unutmuş olabiliyorlar.

Patronların en klasik özelliği ise kendi yapmak istemediği ya da yapamayacağı işin nerede angaryası bol olan pis kısmını gayet olağan bir şey gibi sizin yapmanızı ister. Karar aldırılması için hakimin kapısına kamp kurmanızı sizden bekler, tezkerenin cevabını aynı gün içinde sizden almanızı isteyebilir ya da harcı ödemeden kararı almanızı isteyebilir. Bunların aslında hiçbirisini kendi yapmak istemediği sizlerden bunları beklemektedir.

İşin bir de diğer tarafına bakılmasının ve birazda çuvaldızı çalışanlara batırmak ve patronların bu davranış kalıplarına oturmasının sebeplerini de biraz ele almak gerekmektedir. Her ne kadar Patron avukatlar çok eleştirilse de sonuç olarak bir hukuk bürosu da aslında bir ticari işletmedir ve bu işletmelerin hayatlarına devam edebilmeleri için para kazanmaları ve bunu gerçekleştirirken de müşteri taleplerini yerine getirip çalışan ücretleri haricinde vergiler  ve diğer tüm masrafları karşılayabilmek için belli bir sistem ve hiyerarşi içerisinde çalışma düzeninin oluşturulması gerekmektedir. İşte bu tüm organizasyon yönetimi içerisinde çalışanlara itici gözüken bütün bu yukarıda bahsedilen davranışlar ortaya çıkmaktadır ama şunu da unutmamak gerekir para kazanmak kolay bir iş değildir .

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir