Miranda Hakları: “Sessiz Kalma Hakkına Sahipsin”

Miranda Hakları: “Sessiz Kalma Hakkına Sahipsin”

“Sessiz kalma ve konuşmama hakkına sahipsin. Söylediğin her şey mahkemede aleyhine delil olarak kullanılacaktır.”  Hepimiz Amerikan Polisiye filmlerinde sıklıkla kullanılan bu repliği ezbere biliyoruz. Peki bu repliğin gerçek hikayesini ve nasıl ortaya çıktığını biliyor musunuz?

Bu replik gerçekte “Miranda Hakları” olarak geçmektedir. 1963 yılında Ernesto Miranda isimli Meksika asıllı bir Amerikan vatandaşının işlediği bir suç ile ilgili; tutuklanması ve yargılanması sonucu ortaya çıkmıştır.

Miranda Hakları
Miranda Hakları

Arizona eyaletinde yaşayan Miranda; 1963 yılında bir kadını arabasıyla kaçırarak alıkoymuş ve sonrasında da tecavüz etmiştir. Durum kadın tarafından polise bildirildikten sonra eşkale uyan; daha önce benzer bir suçtan sabıkası bulunan Miranda gözaltına alınmıştır. Miranda gözaltındayken kendisi gibi Meksika kökenli olan 4 farklı kişi ile birlikte teşhis için şikayetçi kadının karşısına çıkartılmış ve teşhis edilmiştir. Teşhisin ardından yapılan ve 3 saat süren sorgu sonucunda suçunu itiraf eden Miranda; polisler tarafından hazırlanan ifadesini imzalamıştır. Ancak ifadesini imzalamadan önce tutanağın altına şu satırları düşmüştür. “Bu ifademi isteyerek, serbest irademle, hiçbir tehdit, baskı veya dokunulmazlık vaadi olmaksızın ve bütün yasal haklarımı bilerek, verdiğim her ifadenin bana karşı kullanılabileceğini anlayarak yapıyorum.”

Miranda’nın Yargılanması

Şikayetçi kadının teşhisi ve anlattıklarının Miranda’nın verdiği yazılı ifade ile uyuşması nedeni ile polis başka bir delil arayışına girmemiştir. Mahkemeye polisin verdiği bu şikayet ve ifadeyi dikkate alarak sanık Ernesto hakkında 50 yıl hapis cezası vermiştir.

Miranda masum değildi. 1941 yılında Arizona’da doğan Miranda, çocuk yaşlarda Otorite sorun yaşamaya başladı. İlk hüküm giydiğinde sadece 9. Sınıftaydı ve hırsızlıktan yargılanmıştır. Islah evinden çıktıktan bir ay sonra yasayı yeniden çiğneyerek tekrar ıslah evine gönderilmiştir. Miranda 23 yaşına gelene kadar bu döngü böyle sürdü. Ernesto Arturo Miranda, 17 yaşındaki Lois Ann Jameson’u kaçırdığında onlarca suç ile dolu kabarık bir sabıka dosyasına sahipti. Ama suçlu olması ve hatta böyle bir sabıkaya sahip olması, Miranda’nın adil yargılanmasına engel olmamalıydı.

Kararın Bozulması

Olaydan 2 yıl sonra, 1965 yılında Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesine başvurdu. Başvuru dilekçesinde; “Miranda’nın tutuklandığı sırada duygusal olarak rahatsız olduğunu ve sınırlı eğitimi nedeniyle, susma hakkından habersiz olduğunu iddia ederek, Miranda’nın Beşinci ve Altıncı Değişiklik haklarının ihlal edildiği” iddia edilmekteydi. Yüksek Mahkeme tarafından kabul edilen dava yeniden görülmeye başlandı. Zaten Yüksek Mahkeme’nin daha önceden aldığı bir kararda, şüphelinin polis sorgusu sırasında avukat alma hakkı olduğu belirtilmekteydi. Miranda’nın yerel mahkemece verilen kararı yargıtayca bozulmuştur. Bozma Kararında; “Bu davanın koşulları altında, bir polis soruşturmasının artık faili meçhul bir suçla ilgili genel bir soruşturma olmaktan çıkıp, polis nezaretinde bulunan ve avukatıyla görüşme fırsatı reddedilen ve uyarılmayan belirli bir şüpheliye odaklanmaya başladığı durumlarda. anayasal susma hakkının ihlali nedeniyle, sanık Altıncı ve Ondördüncü Değişiklikler ihlal edilerek avukat yardımı almamıştır ve sorgulama sırasında polis tarafından alınan hiçbir ifade bir duruşmada aleyhine kullanılamaz.” şeklinde söylenilmekteydi.

Miranda’nın Yeniden Yargılama

Miranda yeniden yargılandı. Bu yargılamada Miranda’dan usulsüz olarak alınan itirafı dosyaya konulmadı. Bu kez 30 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve bir süre tutuklu kaldıktan sonra; şartlı salıverme yasasından faydalanarak tahliye oldu. Aynı yıl yani 1966 yılından itibaren ABD tüm polis departmanları memurlarına okumaları için “Miranda Uyarı Kartları” vermeye başladılar.  Bu kartlarda; “Sessiz kalma hakkına sahipsin. Sessiz kalma hakkından vazgeçerseniz, söylediğiniz her şey mahkemede aleyhinize kullanılabilir ve kullanılacaktır. Bir avukat tutma ve sorgulama sırasında bir avukat bulundurma hakkınız vardır. Avukat tutacak paranız yoksa, size ücretsiz olarak bir avukat sağlanacaktır. Herhangi bir sorgulama sırasında, herhangi bir zamanda bu hakları kullanmaya; hiçbir soruya cevap vermemeye veya herhangi bir açıklama yapmamaya karar verebilirsiniz. Bu hakları size okuduğum gibi anlıyor musunuz?” yazılıydı.

Miranda Hakları

Şartlı Tahliye

Şartlı tahliye ile salıverilen Miranda, 1,5 dolar karşılığında bu kartları imzalı olarak satmaya başladı. Bu esnada küçük suçlar işlemeye devam etti. İşlemiş olduğu suçlar nedeni ile şartlı tahliyesini ihlal ettiği için bir yıl daha cezaevine girdi. İkinci kez şartlı tahliyeden yararlanan Miranda, 31 Ocak 1976 yılında; bir barda karıştığı kavgada aldığı bıçak darbeleriyle hayatını kaybetti. Öldüğünde üzerinde birkaç “Miranda Kart” bulunmaktaydı.

Amerikan Tarihinde Kara Bir Leke: Çirkinler Yasası adlı yazımızı okumak için tıklayınız

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir