Heidi’nin Bilinmeyen Yüzü

Heidi’nin Bilinmeyen Yüzü

Kült çizgi filmlerden biri olan Heidi hayatımızın bir noktasında muhakkak karşımıza çıkmıştır. Peter ile uçsuz bucaksız Alp kırsalında hür ve mutlu çıplak ayaklarıyla koşan Heidi için tek sorun huysuz dedesi Alpöhi’dir. Çoğu çocuk (hatta yetişkin) onun hep mutlu ve huzurlu olduğunu düşünür. Gerçekler ise bu düşüncelerin çok uzağındadır. Heidi, Johanna Spyri’nin 1881 tarihli Heidi romanına dolaylı olarak dayanan, İsviçre-Alman yapımı bir çizgi filmdir. Ve aslında anlatılmak istenen, yakın tarihin utanç dolu bir dramıdır.

Verdingkinder Sözleşmesi

18. yüzyılın sonlarından 1960’ların başlarına kadar, İsviçre nadir görülen bir çocuk istismarı biçimi uyguladı. Verdingkinder sözleşmesi; boşanmış veya devlete borcu olan çiftlerin, yoksul ailelerin çocukları, yetimler, öksüzler, anne babası hapiste veya suça bulaşmış çocukların, devlet ve kilise tarafından istihdam edilmek üzere diğer ailelerin yanına yerleştirilmesidir. Verdingkinder sözcüğü “kiralamak, ihale etmek” olan verdingen fiili ve kinder sözcüklerinden türemiştir. Bu uygulamanın yaygınlaşmasındaki en önemli sebeplerden birinin 1789’da alınan fabrikalarda 14 yaşın altındaki çocukların çalıştırılmasının yasaklanması kararı olduğu düşünülmektedir. Toplum tarafından dışlanan bu çocukların kilise önderliğinde evlere dağıtılmasını (pazarlarda satılması) halk hiç içerlememiş hatta onlara “Kurtarılmış Çocuklar” gözüyle bakmışlardır. Oysa küçük yaşta ailelerinden koparılmış bu çocuklar için koşullar korkunçtu. Bu çocuklar hayvanlarla birlikte ahırlarda yaşıyor ve karın tokluğuna çalıştıkları için nerdeyse hep aç geziyorlardı. Temel bakım ve ihtiyaçları bir kenara dursun, kıyafetleri çoğunlukla çuvaldan oluşmaktaydı. Toplum bu küçük çocukları çıplak ayakları ve giydiği Çuvalla sosyal hayata karışmalarında hiçbir beis görmüyordu. 1960 yıllarının sonuna kadar devam eden bu uygulama, dünyanın en medeni ve refah seviyesi en yüksek ülkelerinden biri gösterilen İsviçre için adını bile anılmasını istemediği bir tabu haline gelmiştir. Ancak gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkması kaçınılmazdır.

Tarihçi Marco Leuenberger babasının bir kurtarılmış çocuk olduğunu öğrendiğinde henüz 10 yaşındaydı.1998 yılından itibaren bu konuya daha da odaklanmış ve tarihin karanlık yüzünü ortaya çıkarmaya çalışmıştır. 2009 yılındaki Verdingkinder Reden adlı sergiyi açmış ve büyük kitlelere ulaşmayı başarmıştır. Toplumsal tepkilere kayıtsız kalamayan İsviçre 11 Nisan 2013’te resmi olarak özür dilemiştir.

Heidi’nin Bilinmeyen Yüzü

Dünya’da Kayıp Çocuklar – adlı yazımızı okumak için tıklayınız

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir