Mekanın Dijital Hafızası: Adli Mimari

Mekanın Dijital Hafızası: Adli Mimari

Adli mimari; merkezi Goldsmiths Üniversitesi’nde bulunan bir araştırma ajansıdır. 2010 yılında bir grup mimar, sanatçı, film yapımcısı, araştırmacı gazeteci, bilim insanı ve avukat tarafından kurulmuştur. Devlet ve kurumsal şiddeti ve insan hakları ihlallerini araştırmak için; bağımsız olarak veya uluslararası hukukçuların ve STK’ların talebi üzerine hareket ederler. Ajans, uluslararası mahkemeler ve vatandaş mahkemelerinden müze sergilerine kadar; çeşitli forumlarda sunulan bina araştırmaları, animasyonlar, video analizleri ve etkileşimli kartografileri içeren kanıt dosyaları üretir.

21. yy’da çoğu çatışmalar binalarda çıkmakta ve çoğu kurban binalarda ölmektedir. Bu nedenle yapılı çevre şiddet izleri taşımakta ve önemli ipuçları vermektedir. Geleneksel adli tıp yönteminde yapılan kemikleri analiz etmek yerine; adli mimarinin temel sorgulama nesnesi de insan değil binalardır. Onlara göre binaların okunabilen bir hafızası vardır ve statik bir yapıya sahip değildir. Mekân her zaman sahnenin merkezindedir. Bu bağlamda dijital verilerle ilişkiler kurarak kanıt toplulukları oluşturur. Diğer bir deyişle, elde bulunan verileri filme dönüştürür.  Bu çalışmalarda ayırt edici olan, adli mimarinin çalışmalarında dijital teknolojiyi araç olarak kullanmalarıdır. Teknolojik olanaklar olmadan bir hikâye oluşturmak mümkün değildir.

adli_mimari_2

Günümüzde neredeyse medya artık her şeydir.  İnsanların ulaşamayacağı, bir şekilde kaydedilmeyen neredeyse hiçbir olay yok. Doğrudan bir tanık ifadesi ise ironik bir şekilde belki de en az güvenilir olanıdır.  Bunun sebebi travmatik anılardır; çarpık ve bulanık olma ihtimali çok yüksektir. Adli mimari, tüm olaylar silsilesini elde edebildiği tüm deliller ile 3D dijital modelini oluşturur. Bu sayede yaşanan bir olayın arkasındaki suç ve suçlunun peşinden koşar; adaletsizliği ortaya çıkarmaya çalışır.

Adli mimari’nin araştırmış olduğu davalardan bir tanesine örnek verecek olursak;

Mark Duggon’ın Öldürülmesi

Tarihler 4 Ağustos 2011’i gösterdiğinde Londra’da Mark Duggon’un polis tarafından öldürülmesi büyük yankı yaratmıştı. Duggon’u öldüren polis memuru, Duggon’un elinde silah olduğu için onu vurduğunu iddia etti. Ancak bu doğru muydu? Adli mimari, Duggon’un ailesinin avukatı tarafından ölüm sahnesini gezilebilir bir dijital ortam olarak yeniden yapılandırmak; bu ortam içinde olaya karışan memurların ifadelerini göstermek ve sorgulamak için görevlendirildi. Yapılan araştırmalar sonucunda olay dizisi VR ortamında yeniden oluşturulup; elde edilen bulgulara göre erişilen olasılıkları aktarmak amacı ile dava tekrardan açılmak istenmiş ancak bu talep reddedilmiştir.

adli_mimari

Sonuç

Mimarlığın yeni bir alt disiplinini inşa ettiğini belirten adli mimari; uyguladıkları teknikler ile insan haklarına fayda sağlamayı amaçlar. Gizli tutulanları görünür kılmaya çalışıp; bunu bir belgesel niteliğinde sunmaktadır. Çünkü insanları ikna etmek ve davaları kazanmak için kanıt sağlamak önemlidir. Bununla birlikte dijital teknoloji sayesinde daha fazla yerleşmiş hatıralar inşa etmelerine izin vermektedir. Aynı zamanda mekânın geçmişini nasıl anladığımız, şekillendirdiğimiz ve onunla nasıl ilişki kurduğumuzda; merkezi bir rol oynamaya devam ettiğini keşfetmek için yeni alanlar açmaktadır.

ALFA JENERASYONU VE AVUKATLIK Konulu blog yazımız için tıklayınız.

Mekanın Dijital Hafızası: Adli Mimari

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir