Gıda Sahteciliği: Gıda Sistemi Gerçekten Güvenilir mi?

Gıda Sahteciliği: Gıda Sistemi Gerçekten Güvenilir mi?

Gıda sistemi için bir tehlike oluşturan gıda sahteciliği; günümüzde bazı firmalar tarafından çok fazla kullanılır duruma gelmiştir. Peki, bu duruma karşı nasıl savaşabiliriz; satın aldığımız ürünlerin gerçek ve güvenli olduğundan nasıl emin olabiliriz?
Gıda sahteciliği, bir tedarikçinin, müşterilerini gıdalarının kalitesi ve içeriği hakkında kandırması durumunda ortaya çıkmaktadır. Genellikle bu durumun amacı kar sağlamak iken, tüketicilerin sağlığına yönelik doğrudan ciddi bir tehdit unsurudur.  Tüketiciler için ise gıdalarda bulunan zararlı maddelerin tespiti çok zordur.

Gıda üzerinde yapılan hileler halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkisinin yanı sıra; tüketicilerin gıda endüstrilerine ve devlet kurumlarına olan güvenini olumsuz yönde etkilemede önemli bir rol oynamaktadır.

Gıda sahtekarlığı, genellikle bir işletmecinin ekonomik olarak avantaj sağlaması amacı ile; bir gıdanın kalitesi veya içeriği hakkında müşterileri kasten kandırmaya karar verdiğinde gerçekleştirilen bir eylem olarak tanımlanır. Bala şeker eklenmesi, sütün bir kimyasal madde olan melamin ile karıştırılması gıda sahtekarlıklarına örnek olarak verilebilir.

Son 5 Yılda Asya ve Pasifik’ten Bazı Gıda Sahtekarlığı Raporları

Avustralya pazarındaki balın neredeyse yüzde 20’si şeker kamışı veya mısır şurubu gibi maddelerle karıştırılıyor. Asya’dan yapılan ithalatta tağşişli (karışım) ürün oranı 50’ye yükselmiştir. 

Bangladeş’te, meyve içermeyen bunun yerine tehlikeli kimyasal maddeler kullanılarak üretilen meyve suları üretmek için; sentetik bir meyve suyu üretim tesisi Ulusal Makamlar tarafından kapatılmıştır.

Pakistan dünyanın en büyük beşinci süt üreticisidir. Yetkililer kirli su ile karıştırılmış sütlere el koymaktadır.

Tayvan’da bir gıda şirketi, düşük kaliteli palm yağı ile diğer ucuz yağları karıştırıp; yüksek kaliteli zeytinyağı olarak üretmekten suçlu bulunmuştur. Daha düşük kaliteli yağların kullanılmasının yanı sıra karışım, insan sağlığına zararlı yapay renklendiriciler de içeriyordu.

Yasal Müdahaleler ve Yeni Teknolojiler İle Gıda Sahtekarlığını Azaltmak

Yasal Müdahaleler

İyi tanımlanmış bir gıda sahteciliği kavramı, önceden var olan yasaklara daha odak çözümler sunabilir. Yalnızca ekonomiler için değil aynı zamanda insanların sağlığı için de risk oluşturan gıda sahtekarlığının ciddiyetini vurgulayabilir. Asya-Pasifik bölgesindekiler de dahil olmak üzere tüm yargı alanlarında gıda sahtekarlığını tanımlayan yasalara sahip çok az ülke vardır. Özellikle gıda standartları ile birleştirildiğinde gıda etiketleme kuralları gıda sahtekarlığını önlemede etkili olabilir.

Yeni Teknolojiler

Gıda dolandırıcılığı ile başa çıkmak bazen tek başına yasal müdahaleler ile mümkün olmamaktadır. Bu noktada yeni teknolojiler devreye girer. Bazı gıda ürünlerinin sahte olup olmadığını tespit etmek için laboratuvarlara erişim gerekmektedir. Bu hem parasal hem de zaman açısından maliyetlidir. Ancak taşınabilir bir takım test cihazları her iki maliyeti azaltabilir. Minyatürleştirme teknolojilerindeki son gelişmeler; yapay zeka güdümlü makine öğrenimi ve bilgi işlem gücündeki artışlar sayesinde artık kızılötesi, morötesi ve görünür ışık sensörlerini kullanan taşınabilir cihazlar oluşturmak mümkün. Bu tür ucuz taşınabilir cihazların kullanılması, testleri laboratuvardan sahaya taşıyacak ve riske dayalı örnekleme yapılmasına olanak sağlayacaktır.

Gıda Sahteciliği: Gıda Sistemi Gerçekten Güvenilir mi?

Domates Meyve Midir? Yoksa Sebze Mi? adlı yazımızı okumak için tıklayınız

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir