İlginç Bir Hapishane Tasarımı: Panoptikon

İlginç Bir Hapishane Tasarımı: Panoptikon

Panoptikon sistemi, 1791 yılında İngiliz filozof ve hukukçu olan Jeremy Bentham ve kardeşi Samuel Bentham tarafından tasarlanmıştır. Aslında en popüler uygulama sistemi hapishane üzerinedir ancak hastane, okul gibi yapılar için de kullanılabilir.

Peki Nedir Bu Panoptikon?

Pan ve opticon’un birleşimi ile oluşturulmuştur. Anlam olarak ise bir yeri tamamen gözetlemek, kontrol etmek anlamına gelmektedir.  Temelinde merkezi denetim, kontrol etme mekanizması düşüncesi bulunmaktadır.  Hapishane, ruh sağlığı hastanesi gibi yerlerde bulunan kişilerin denetçiler tarafından sürekli izlenmesini kapsar. Tabi sürekli izlemek ve izleniyor olmak imkansız bir durum. Ama Bentham’a göre kişiler o an izlenemese bile onlara izlendiği hissiyatını vermekte yeterliydi.
Tasarım dairesel bir yapıdır ve 6 kattan oluşur.  Her bir hücrenin tuvaleti, yatağı ve çalışmak için alanı vardır. Her katta bir gözetleme koridoru mevcuttur. Gardiyanlar mahkumları izleyebilir ama mahkumlar gardiyanların onları izlediğini göremezler. Bu sayede her an izlendikleri hissiyatını kapılırlar ve hareketlerine dikkat ederler. Diğer hapishanelere göre farkı daha ucuzdur; çünkü bu yapıdaki bir binada sadece üç tane gardiyan çalışabilir. Diğer bir avantaj ise; gardiyanlar mahkumlar ile çok fazla temas halinde olmaz. Bu sayede hem daha güvenli hem de hijyeniktir.

Günlük Hayatta Panoptikon

Panoptikon modeli ile günlük yaşantımızda aslında sık sık karşılaşmaktayız. Bireyin sürekli gözetlenmesi ve takip edilmesine ilişkin bireyde oluşan tek tipleşme; kimlik buhranına yönelik birçok film çekilmiştir. Bunlara örnek olarak: Truman Show, V for Vendetta, Guguk Kuşu adlı filmler örnek verebiliriz.

Jack Nicholson’un başrolünde olduğu Guguk Kuşu filmini değerlendirecek olursak;

Filmde McMurphy isimli karakter; hapishane cezasından bir şekilde kurtulmuş ve deli olduğu şüphesi ile ruh hastalıkları hastanesine getirilmiştir. Aslında bu karakter deli değildir ancak hapishanede kalmak yerine; hastanede akıl hastaları ile kalmayı tercih etmektedir. Başlangıçta her şey yolundadır, hastalar ile oyunlar oynar ve hapishaneden kurtulduğunu düşünür.  Ancak zamanla bu düşüncesi değişir ve hastane bir hapishane gibi olmuştur. Küçük çaplı isteklerini bile gerçekleştirememekte ve özgürlüğünü zaman geçtikçe kaybetmektedir.

Panoptikon İnşa Edildi mi?

Panoptikon aslında hiçbir zaman inşa edilmedi. Çünkü bu kontrol mekanizması fikrini hayata geçirmek hiç kolay değildi. Dairesel şekle ve merkezi bir gözetleme kulesine sahip olan Panoptikon tasarımına en yakın birkaç tesis vardır. Bunlardan biri Hollanda’da bulunan Arnhem hapishanesi ve yine Hollanda’daki Breda hapishanesidir. Şimdi ikisi de açık değil.

Hollanda Arnhem Hapishanesi

Diğer bir örnek ise, Küba’da bulunan beş adet dairesel bloktan oluşan Presidio Modelo hapishanesidir. Fidel ve Raul Castro bir zamanlar burada mahkum edilmiştir. Bu hapishane de şimdi kapalı konumdadır.

Küba – Presidio Modelo Hapishanesi

Bentham çok güçlü bir bina icat ettiğini iddia etmişti ancak gerçek Panoptikon yapısı, inşa edilmiş olsaydı kusurlu olacaktı. Merkezi kuleli dairesel form, daha kolay gözetlemeyi kolaylaştırmak için seçilmiş olsa da; bu tasarımın detaylarına bakıldığında, sürekli gözetlemek mümkün değildi.

Jeremy Bentham vasiyetinde vücudunun mumyalanmasını ve halka teşhir edilmesini istemişti. Bu vasiyeti gerçekleşti. Şu anda University College London’da mumdan bir kafa, yelek ve ceketle süslenmiş bir cam kasada; ahşap bir tabureye oturuyor ve öğrencilere bakıyor.

İlginç Bir Hapishane Tasarımı: Panoptikon

Dünyanın En Yüksek Güvenlikli Hapishaneleri adlı yazımızı okumak için tıklayınız

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir